29 Temmuz 2026 - Allianz Trade Türkiye editoryal ekibi tarafından

Temerrüt riski, bir borçlunun kredi, tahvil veya ticari sözleşmeden doğan yükümlülüklerini zamanında yerine getirememesi olasılığıdır. İşletmeniz için bu risk, nakit akışınızı doğrudan etkiler ve alacak güvenliğinizi tehdit eder. Finansal planlama süreçlerinizde temerrüt riskini doğru değerlendirmek, beklenmedik kayıpları önlemenin ilk adımıdır. Bu rehberde temerrüt faizi hesaplama yöntemlerini, borsada temerrüt mekanizmasını ve risklerin yönetimi için korunma stratejilerini bulacaksınız.

Özet

Temerrüt riski, işletmenizin nakit akışını doğrudan etkileyen kritik bir finansal kavramdır. İşte bilmeniz gereken temel noktalar:
 
  • Borçlunun temerrüdü alacaklının ihtarı ile başlarken, alacaklının temerrüdü ise alacaklının edimi kabul etmemesi durumunda ortaya çıkar—her ikisi de farklı hukuki sonuçlar doğurur.
  • Temerrüt faizi, vadesi geçmiş borçlar üzerinden hesaplanan ek bedeldir ve kanuni faiz oranları (3095 sayılı Kanun) ile düzenlenir.
  • Borsada temerrüt takas yükümlülüklerinin yerine getirilememesini ifade ederken, CDS (Kredi Temerrüt Takası) primleri ülke ve şirket risk düzeyini ölçen önemli bir gösterge olarak kullanılır.
Şirketlerin geleceği kontrol etmelerine yardım ediyoruz. İşinizi, ticari istihbaratımızın gücüyle karlı bir şekilde büyütebilirsiniz.

Temerrüt riski, bir borçlunun kredi, tahvil veya ticari sözleşmeden doğan yükümlülüklerini zamanında yerine getirememesi durumudur. Bu risk, işletmenizin alacaklarını tahsil edememe olasılığını ve bunun nakit akışınız üzerindeki etkisini ifade eder.

Peki temerrüt olasılığı nasıl değerlendirilir? Borçlunun kredi notuna, finansal göstergelerine ve faaliyet gösterdiği sektörel koşullara bakılır. Basel düzenlemeleri çerçevesinde bankalar ve finansal kuruluşlar, PD (temerrüt olasılığı) ve LGD (temerrüt halinde zarar oranı) gibi kavramları kullanarak kredi riskini ölçer. JCR ER gibi derecelendirme kuruluşları, AAA'dan D'ye uzanan not ölçekleriyle borçluların kredibilitesini değerlendirir.

İşletmeniz için temerrüt riski kritik önem taşır: alacak kaybı yaşayabilir, likidite sorunuyla karşılaşabilir ve finansal planlarınız sekteye uğrayabilir. Müşterinizin veya iş ortağınızın ödeme yapamaması, nakit akışınızı doğrudan etkiler.

Temerrüt riskini etkileyen başlıca faktörler:

  • Nakit akışı düşüklüğü: Borçlunun operasyonlarından yeterli nakit üretememesi
  • Yüksek borçluluk oranı: Finansal yükümlülüklerin varlıklara oranla aşırı yüksek olması
  • Ekonomik durgunluk: Makroekonomik koşulların olumsuz seyri ve talep daralması
  • Sektörel kriz: Faaliyet gösterilen sektördeki yapısal sorunlar ve piyasa bozulmaları

Temerrüde düşmek, bir borçlunun veya alacaklının yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumudur. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde bu kavram iki farklı biçimde karşınıza çıkar: borçlunun temerrüdü ve alacaklının temerrüdü.

Borçlunun temerrüdü, borçlunun vadesi gelmiş bir borcunu alacaklının ihtarına rağmen ödememesi Temerrüt gerçekleşmesi için borcun muaccel (vadesi gelmiş) olması ve alacaklının borçluya ihtar göndermesi gerekir. Ancak bazı durumlarda ihtar gerekmez: borçlu borcunu ödemeyeceğini açıkça beyan etmişse veya sözleşmede belirli bir vade tarihine bağlanmışsa doğrudan temerrüde düşer.

Alacaklının temerrüdü ise tam tersi bir durumdur. Borçlu edimini gereği gibi yerine getirmeye hazır olduğu halde, alacaklı haklı bir sebep olmaksızın edimi kabul etmez veya borcun ifası için gerekli hazırlık işlemlerini yapmazsa alacaklı temerrüde düşmüş sayılır.

Temerrüde düşmenin hukuki sonuçları nelerdir? Borçlunun temerrüdünde alacaklı gecikme tazminatı ve temerrüt faizi talep edebilir, karşılıklı sözleşmelerde sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir. Alacaklının temerrüdünde ise borçlunun sorumluluğu hafifler ve borcundan kurtulma imkanı elde edebilir.

Temerrüt TürüTanımHukuki SonuçlarıÖrnek Durum
Borçlunun TemerrüdüBorçlunun vadesi gelmiş borcunu ihtara rağmen ödememesiGecikme tazminatı, temerrüt faizi, sözleşmeden dönme hakkıTedarikçiye vadesi geçmiş faturayı 30 gün sonra da ödemeyen alıcı
Alacaklının TemerrüdüAlacaklının edimi kabul etmemesi veya hazırlık işlemlerini yapmaktan kaçınmasıBorçlunun sorumluluğunun hafiflemesi, borcundan kurtulma imkanıSiparişi teslim almayı reddeden veya teslimat için gerekli bilgileri vermeyen müşteri

Temerrüt faizi, borçlunun ödeme yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemesi nedeniyle alacaklıya ödenmesi gereken ek bedeldir. Bu faiz, gecikmenin yarattığı ekonomik kaybı telafi etmeyi amaçlar ve burada temerrüde düşen borçlunun sorumluluğunu artırır.

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, Türkiye'de uygulanan faiz oranlarının çerçevesini belirler. Kanuni faiz, sözleşmede faiz oranı belirlenmemiş olan durumlarda uygulanan orandır ve 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren yıllık %24 olarak uygulanmaktadır.

Temerrüt faiziyle kanuni faiz arasındaki temel fark, uygulama zamanıdır. Kanuni faiz sözleşme süresi boyunca işlerken, temerrüt faizi yalnızca ödeme vadesi geçtikten sonra başlar. Ticari işlemlerde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) kısa vadeli avans faiz oranı da temerrüt faizi olarak uygulanabilir.

Temerrüt faizi hesaplaması basit bir formülle yapılır:

Temerrüt Faizi = (Anapara × Faiz Oranı × Gün Sayısı) ÷ 365

Hesaplamada vade tarihi hariç tutulur, ödeme tarihi ise dahil edilir. Ticari işlemlerde TCMB avans oranı, adi işlemlerde ise kanuni faiz oranı (%24) uygulanır. Sözleşmede belirlenen faiz oranı kanuni orandan yüksekse, temerrüt faizi bu sözleşme faizinden az olamaz. Önemli bir husus: 3095 sayılı Kanun uyarınca temerrüt faizi hesaplanırken bileşik faiz (faiz üzerine faiz) uygulanamaz.

Borsada temerrüt, bir yatırımcının hisse senedi alım satımı sonrasında takas yükümlülüğünü zamanında yerine getirememesi durumudur. Yatırımcı, satın aldığı hisse senetlerinin bedelini ödemediğinde veya sattığı hisse senetlerini teslim edemediğinde borsada temerrüde düşmüş olur. Bu durum piyasa düzenini olumsuz etkiler ve yaptırımlarla karşılaşılmasına yol açar.

Borsada temerrüt gerçekleştiğinde, aracı kurum yatırımcıya karşı temerrüt hükümlerini işletir ve temerrüt faizi uygulanır. Temerrütte kalınan süre boyunca her gün için geçerli olan faiz oranı hesaplanır ve yatırımcının işlem yapma yetkisi kısıtlanabilir.

Kredi temerrüt takası (CDS), borsada temerrüt kavramından farklı bir finansal koruma aracıdır. CDS, bir ülkenin veya şirketin temerrüt riskine karşı sigorta işlevi gören bir türev enstrümandır. Yatırımcılar, ellerindeki tahvillerin veya kredilerin ödenmeme riskine karşı belli bir prim ödeyerek kendilerini koruyabilirler. CDS primleri, ülke ve şirket risklerini ölçen önemli bir gösterge olarak kullanılır: prim ne kadar yüksekse temerrüt riski de o kadar yüksektir.

Allianz Trade'in ülke risk derecelendirmeleri, CDS primleriyle birlikte değerlendirilerek işletmelerin uluslararası ticaret kararlarında önemli bir rehber oluşturur.

Bankacılıkta temerrüt, Basel düzenlemeleri kapsamında tanımlanır ve borçlunun kredi geri ödemelerinde 90 günü aşan gecikme veya borcunun tamamını ödeyememe durumunu ifade eder. Bu tanım, bankaların sermaye yükümlülüklerini hesaplarken risk bileşeni olarak kullanılır. Temerrüt hali, borçlunun kredi notunu olumsuz etkiler ve gelecekteki finansman imkanlarını kısıtlar. Bankalar, temerrüt olasılığını (PD) ve temerrüt halindeki zararı (LGD) değerlendirerek kredi risklerini yönetir ve piyasa düzenini korumaya çalışır.

Temerrüt dahil değildir ifadesi, sözleşme veya teklif belgelerinde temerrüt faizinin kapsam dışı bırakıldığını belirtir. Bu durumda, borçlunun ödeme yükümlülüğünü geç yerine getirmesi halinde temerrüt faizi işlemez. Genellikle belirli ticari anlaşmalarda veya kamu ihalelerinde bu ifade kullanılır ve taraflar arasında önceden mutabık kalınan bir düzenlemeyi yansıtır. Burada temerrüde düşme durumunda sadece anapara borcunun ödenmesi beklenir; gecikme nedeniyle ek bir mali yükümlülük doğmaz.

CDS primi, bir ülkenin veya şirketin temerrüt riskine karşı korunmak için ödenen yıllık maliyettir. Prim yüksekse, piyasa o borçlunun temerrüde düşme olasılığını yüksek görüyor demektir. Örneğin, 500 baz puan CDS primi olan bir ülke tahvili, yatırımcının her yıl tahvil değerinin %5'ini sigorta primi olarak ödemesi gerektiği anlamına gelir. CDS primleri, ülke ve şirket risk değerlendirmelerinde önemli bir gösterge olarak kullanılır ve yatırımcıların risk algısını yansıtır.

İşletmeniz için temerrüt riskini azaltmanın birkaç yolu vardır. Öncelikle, müşterilerinizin kredi değerlendirmelerini düzenli olarak yapın ve ödeme performanslarını yakından takip edin. Ödeme şartlarınızı net ve anlaşılır şekilde belirleyin. Alacaklarınızı çeşitlendirin; tek bir müşteriye aşırı bağımlılıktan kaçının. En önemlisi, ticari alacak sigortası gibi koruma araçlarını değerlendirin. Bu sigorta, müşterilerinizin ödeme yapamaması veya iflas etmesi durumunda alacaklarınızı güvence altına alır ve nakit akışınızı korur.

Allianz Trade'in en yeni içeriklerini, alacak ve risk yönetimine yönelik ipucu derlemelerini, ekonomik araştırmalarını Ticaret Hattı'na abone olarak takip edebilir, güncellemeleri mail olarak alabilirsiniz.

Küresel iflaslarda gümrük vergilerinin olumsuz etkileri henüz tamamen hissedilmedi. 2025 ve 2026’da  artması beklenen iflaslarda azalma 2027 yılını bulacak.

Talep, gümrük tarifeleri ve döviz kuru risklerindeki hızlı değişimlere karşı ihracatçıların çevik planlama, operasyonel verimlilik ve esnek tedarik zincirlerine öncelik vermesi gerekiyor.

Sürdürülebilirlik, stratejik bir avantajdır. ESG ve sürdürülebilirliği küresel ticaret stratejilerine entegre etmek, finansal dayanıklılığı güçlendirir, marka itibarını artırır.

allianz trade yurtiçi ve ihracat alacak yönetimi

Allianz Trade olarak ticari alacak sigortasında dünya lideri ve kefalet sigortasında önde gelen iş ortağıyız. Ticari istihbarat gücümüzle, şirketlerin ticari ve kredi risklerini bugünden öngörerek nakit akışlarını koruyor ve sürdürülebilir şekilde, güvenle ticaret yapmalarını sağlıyoruz. Dünya genelinde farklı sektörlerden gelen şirketlerin ihtiyaçlarını karşılamak için sigorta, teminat ve garanti gibi çeşitli finansal ürünler ve hizmetler sunuyoruz. Şirketlerin bir yandan güvenle ticaret yaparken bir yandan da yeni pazarlara açılmalarında onlara rehberlik ediyor, yol gösterici oluyoruz. Bu iş ortaklığı sayesinde, firmalar kredibilite değerlendirmesi başta olmak üzere; fatura ödenmeme riskinin bertaraf edilmesi, olası hasar durumlarında tahsilat ve yasal takip süreçleri gibi hizmetlerimizden yararlanabiliyor.

Küresel ticarette güven duyulan bir şirket olarak, işletmelere ve ülke ekonomisine  sürdürülebilir bir büyüme sağlama konusunda kritik bir rol üstleniyoruz. Allianz Trade olarak alacak tahsilatı konusundaki yetkinliğimiz, hizmet ağımız ve ticari alacak sigortası sayesinde  şirketlerin ticaret yaptıkları her alanda bir adım önde olmalarını sağlıyoruz. 289 milyondan fazla şirketin finansal takibini gerçekleştiriyor, 70 binden fazla müşterilerimizden gelen günlük 22 bin limit talebine cevap veriyoruz. Risk Veri Tabanı ve teknolojik altyapımızla desteklenen güçlü erken uyarı sistemimiz sayesinde detaylı bir risk yönetimi sunuyoruz.  Şirketlerin ticaret yapacakları potansiyel müşterilerinin risk analizini sağlıklı bir şekilde gerçekleştirirken, sigortalanmış faturalarla kesintisiz, istikrarlı nakit akışı sağlıyoruz.